Dilencilerin Kucağındaki Bebekler Neden Sürekli Uyur

Dilencilerin Kucağındaki Bebekler Neden Sürekli Uyur

Bugün alışılmış teknolojik makaleler yerine sosyal sorumluluk olarak gördüğüm bir konuya değinmek istiyorum. İş arkadaşımın bana sorduğu soruya cevap aradım ve bu sorunun cevabını sizlerle de paylaşmak istedim.

Soru kısa ve öz: Dilencilerin Kucağındaki Bebekler Neden Sürekli Uyur ?

Dilencilerin Kucağındaki Bebekler Neden Sürekli Uyur

Her gün yollarda sayısını hatırlayamadığımız kadar dilenciyle karşılaşıyoruz. Bir çoğu gerçek veya değil ellerinde çocuk – bebek ile dileniyorlar. Hepsinin ortak sözü “Allah rızası için” !?

İçimizin yağları eriyor. Bizi bitiren belki de en önemli sözcük çıkıyor ağızlarından. Bir bakıyoruz ki kucağında bir bebek – çocuk elimizi cebimize atıyoruz. Günde sayısızca insan kötü bir niyeti olduğunu düşünmeden bu tür insanlara para veriyor. Her zaman cebimizdeki son kuruşu ve üzerimizdeki son kıyafeti hayırlı bir iş yapmak için vermeye hazırız. Ama biz bu insanların bir çete kontrolünde, aldatmaya olduğunu bilmeden para veriyoruz.

Bu makaleyi yazmadan önce ” Dilencilerin Kucağındaki Bebekler Neden Sürekli Uyur ” sorusuna cevap bulduktan sonra karar verdim. Şimdi size bir gazetecinin araştırması ve bulgularıyla ilgili bir alıntı yapacağım.

“Metro istasyonu yakınında yaşı tam olarak belli olmayan bir kadın oturuyor. Kadının saçı karışık ve kirli, başını kederli bir şekilde öne eğmiş. Yanında bir çanta duruyor. İnsanlar çantaya para atıyor. Kadının kucağında uyuyan iki yaşında bir bebek var. Bebek, kirli bir şapka ve kirli giysiler içinde habersizce uyuyor.

Bir ay boyunca bir dilencinin yanından geçtim. Bunun çete kontrolünde bir aldatmaca olduğunu bildiğim için dilenciye para vermedim. Bir ay sonra dilencinin önünden geçerken aniden bir şey fark ettim.

Her zamanki gibi pis bir eşofman giydirilmiş bebeğe baktım. Sabahtan akşama kadar kirli bir metro istasyonunda bir çocuğun bu kadar sakin durmasını garipsedim. Bebek uyuyordu. Ağlamıyordu, hıçkırmıyordu veya bağırmıyordu, sadece başını annesinin dizlerine gömmüş uyuyordu.

Aranızda çocukları olan var mı? 1-2-3 yaşlarındaki bebeklerin ne sıklıkta uyuduğunu hatırlarsınız. İki veya en fazla üç saatlik( ardışık olmayan) öğleden sonra şekerlemesi yaparlar ve bu aralıklarla tekrar eder. Fakat ben bir ay boyunca dilencinin kucağındaki bebeği bir kere bile uyanık görmedim! Dilencinin dizlerine gömülü olan bebeğin yüzüne baktım ve içimde beliren kuşku daha da arttı. Gözlerimi bebeğe dikerek dilenciye sordum: “Neden sürekli uyuyor?”

Dilenci beni duymamış gibi yaptı. Gözlerini indirdi ve yüzünü perperişan ceketinin yakasına sakladı. Soruyu tekrarladım. Kadın tekrar yukarı baktı. Ardından arkamdaki bir yere iğrenmiş bir şekilde baktığını fark ettim. Bas git, diye mırıldandı. Ben adeta çığlık atar gibi “neden sürekli uyuyor?” diye sordum bir daha. Arkamdaki kişi omzuma elini koydu. Arkamı döndüm. Yaşlıca bir adam, tasvip etmeyen bir tavırla bana bakıyordu:

“Ondan ne istiyorsun? Ne kadar zor bir hayat yaşadığını görmüyor musun?” Eh… Cebinden biraz para aldı ve dilencinin çantasına attı. Dilenci tevazu ve büyük bir keder ifadesi belirmiş yüz ifadesi takınarak istavroz çıkardı. Adam omzumdan elini çekti ve metro istasyonundan dışarı çıktı. Bu yaşlıca adamın eve gittiğinde, ev halkına metro istasyonunda gördüğü ruhsuz bir adama karşı fakir, perişan bir kadını nasıl savunduğunu anlatacağından eminim.

Ertesi gün bir arkadaşımı aradım. Bu arkadaşım zeytin gibi gözleri ile Romen uyruklu komik bir adamdı. Eğitiminin sadece üç buçuk yılını tamamlamayı başarmıştı. Eğitimini tamamlayamaması, onun pahalı ve yabancı arabalarla şehrin sokaklarında gezinmesini engellemiyordu. Arkadaşımdan bu işin bariz bir şekilde organize edilmiş olduğunu öğrenmeyi başardım. Kullanılan çocukların alkolik ailelerden “kira”landığını veya en basit deyişiyle kaçırıldığını öğrendim.

Bebeğin bütün gün uyuması için bu kişiler tarafından ona votka ya da uyuşturucu verildiğini de şaşkınlıkla dinledim. Tabii ki, çocukların vücutlarının böyle bir şok ile baş etmesi mümkün değildir, bu yüzden çocuklar genellikle ölür. En korkunç şey ise – bazen bu çocuklar “iş günü” içerisinde ölür. Ve sözde annenin akşama kadar kucağında ölü bir çocuğu tutması gerekir. Bu bir kuraldır. Yoldan geçenler torbaya biraz para atar ve bunun ahlaki ve doğru bir şey olduğuna inanır, bunun “yalnız” bir anneye yardım etmek olduğunu düşünür. Ama değildir.

Ertesi gün aynı metro istasyonunda yürürken gazeteci kimliğimle konuşmaya hazırdım. Kadın aynı yerde oturuyordu ve kucağında dünkünden farklı bir bebek tutuyordu. Ona bu çocuğun belgelerini ve dünkü çocuğun nerede olduğunu sordum. Cevap vermedi. Fakat yanımdan geçen insanlar neden çocuklu ve yoksul bir dilenciye bağırdığımı sorup aklımı kaçırdığım imasında bulundular. Bunun üzerine metro istasyonundan bir koruma eşliğinde zorla çıkarıldım. Yapmam gereken tek şeyin polisi aramam gerektiğini biliyordum ve aradım. Fakat polis geldiğinde ortada ne dilenci ne de bebek vardı.”

Evet şimdi artık sokaklarda çocuklarıyla dilenen kadın görürseniz, para vermeden önce tekrar düşünün. Para vermediğiniz taktirde sektörleşmiş bu tür kötü niyetli insanlar zamanla yok olup gidecektir. Bu sayede bu çocuklar votka veya herhangi bir ilaç ile uyutularak sömürülmeyecek, üzerlerinden ticaret yapılmayacaktır. Siz buna engel olabilirsiniz.

O bebeğin yüzüne şefkat ile bakmayın. Annenin suratına şefkat ile bakmayın. Anneye yaptığı için kızın, bakın sizin için dua eden o insan nasıl bir insan haline geliyor!?

Artık bu yazı sayesinde siz de dilencilerin kucaklarındaki çocukların neden sürekli uyuduğunu biliyorsunuz. Duyarsız kalmayın.

Saygılarımla.

Yorumlar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.